hikaye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hikaye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Kasım 2011 Salı

Sınırları kaldıran cesarettir.

Derin bir hayal kuyusunun içindeyken uyanmak istersin, gerçekle yüzleşmek. Hayat yavaşlamaya başlar, madde değerini yitirir. Gerçekle hayal birbirine karışır ve hayallerin gerçek, gerçeklerin de hayal olur. Okyanusun derin sularında yüzmek mi zor, yoksa kuş olup gökyüzünde süzülmek mi? Bir küçük yaprağın hayatta kalma çabasını kim görür? Yaprağın bir mevsimlik ömründe usanmaksızın güneşe ulaşma  mücadelesi, onun bu sabrı sayesinde açan çiçekler. Uyanış zordur, cesaret ister. Uyumakta kolay değildir, sunulandan fazlasını göremezsiniz,  sınırların bellidir, fazla uzağa gidemezsin. Doğduğumuzdan beri yapmak zorunda olduğumuz seçimlerden biridir uyanış, cesurların sınavı. Hiçbir sınır yoktur artık, ruhun sınırı beden yoktur, madde yoktur, işte sınırsız özgürlük, işte aşk, işte yaşam budur.


Derin düşünüp derin sevmek,
Derin sularda yüzmek,
Derin bakıp, derinin altını görmektir yaşamak.
Nefes al, nefes ver, nefes al, nefes ver,
Nefesimi geri ver...

3 Kasım 2011 Perşembe

Ruhuma dokunan zerafet...

Bugün ruhuma senin sayende zerafet dokundu. İçim, kalbim yumuşacık kadife gibi hassas bir dokunuşla mana alemine sürüklendi. Bir süredir peşinden koştuğum şeylerin ne kadar anlamsız olduğunu gördüm, hırsıma yenik mi düşüyorum? Para kazanmalıyım, iyi bir mevkii sahibi olmalıyım,kariyer, her adımdan sonra önüme çıkan bir adım daha. Biraz daha, biraz daha yükseğe dokunmalıyım. Sonu görünmeyen uzun bir merdiven var önümde...

Bugün çok zarif, nazik, ince bir ruh kalbime dokundu, kendi gibi zarif ve alçak gönüllü hediyesi ile bana kaybetmek üzere olduğum Gül'ü hatırlattı. Bir süredir kendimden başka bir şeyle ilgilenmediğimi, mana alemini terk ettiğimi, bana ait olmayan şeyler için ömrümü, az olan değerli zamanımı tükettiğimi. Kendimi geliştirdiğimi zannederken bir yandan sürekli kendimden, vicdanımdan, merhametimden azalttığımı.

Sevmeyi unutuyorum, bencilleşiyorum ve korkuyorum. Bencilleştikçe yalnız kalıyor, yalnız kaldıkça daha çok korkuyorum.

Bugün ince bir ruh derine bakan masmavi gözleri ile elimden tutup beni bencillik çukurundan çıkardı, sevgi dolu hali ile beni kaybetmek üzere olduğum Gül'e götürdü. Bir kitap ve zarif, beyaz bir kedi biblosu bana parayla ölçülemeyecek kadar mutluluk verdi. Mana dolu o mavi gözlerde kayboldum...

Ten fanidir, can ölmez
Çün, gitti geri gelmez
Ölür ise ten ölür
Canlar ölesi değil ( Aşık Yunus)

1 Kasım 2011 Salı

Niyetin ve kısmetin bambaşka olur kimi zaman...

Yıllar önce kendimi çok yalnız ve çaresiz hissettiğim bir zaman yaşadım; sevgilim Londra'ya yerleşmişti, bu işin sonu ayrılıktı. Benim gibi güzel ve akıllı bir kız nasıl terkedilebilirdi ki... Hayatımın ilk hayal kırıklığını yaşarken günler geçmek bilmiyordu, kendime oyalanacak ve bana o anki hislerimle bu rezil durumumu unutturacak bir yenilik gerekliydi.
Derken, aklıma parlak bir fikir geldi; Bireysel Latin Dansları... İşte aradığım şey buydu; sıcak latin dansları, aşk ve büyü kokan yeni bir dünyaya açılan bir pencere olacaktı benim için. Evet, orada masallarda yaşayabileceğim kadar büyülü bir aşk beni bekliyor olmalıydı, bunu hissedebiliyordum. Hemen gidip İstanbul'da ki en iyi latin dans kurslarından birisiyle görüştüm. Hayallerimi dans etmeye gelen birçok yalnız, yakışıklı ve estetik erkek, bakımlı ve güzel bayanlar süslemeye başladı. Evet, en sonunda hayatım boyunca sürdürebileceğim bir aktivite bulmuştum. Hem çocukluğumdan beri de dans etmeyi seviyordum, bu da bir işaret olmalıydı. Tolga Han dans kulübünden 3 aylık bir program satın aldım, almak zorunda kaldım çünkü en az 3 ay süreli program satın alarak başlayabiliyordum. 
İşte dansa başlayacağım ilk gün gelip çatmıştı, iyice heyecanlıydım. Bambaşka harika bir sosyal çevre kollarını açmış beni bekliyordu. Yeni kıyafetler alındı, saç modeli değiştirilip her türlü bakım tamamlanınca Tolga Han'ın yolunu tuttum. Kapıdan girdiğimde karşılaştığım ortam da çok renkliydi, farklı danslarla ilgilenen birçok insan dans kulübünün kafeteryasını doldurmuştu ama bir yanlışlık mı var? Biraz fazla kadın vardı sanki, herhalde yakışıklı erkekler henüz gelmemiştir diye avundum, derse 15 dk var henüz. 
Zaman geldi, 20 kişilik yeni dans arkadaşlarımla tanıştım. :) Yirmi adet sevgilisinden yeni ayrılmış, yalnız ve bakımlı bayan arkadaşım olmuştu :) Pardon sanırım bir tanesi zayıflama amaçlı başlamıştı, diyetisyeni dansı önermiş... 
O an hayal gücümün bana oynadığı küçük oyunlarla nasıl başa çıkabileceğimi anlamaya başladım. İnanılmaz bir hayal gücüm vardı, gerçeklerle karşılaşmak istemeyen, oyuncu ve unutkan. Evet, aşk acımı unutmuştum, sanırım bu hayal ve heyecan depresif halimi alıp götürmüştü. Üstelik şimdi yeni saç modelim ve full bakımlı halimle çok daha fazla ilgi çekiyordum :)

Her şey her zaman hayal ettiğiniz gibi olmayabilir ama hayalleriniz sizi içinde olduğunuz en kötü durumdan kurtarabilir. Hayal edin ve hayallerinizin ardından gidin. Bırakın hayalleriniz size yeni patikalar, yeni yollar açsın....


27 Ekim 2011 Perşembe

İş hayatında her şeye hazırlıklı olun.

Bugün ilginç bir hikayem oldu. Bir kargo firması ile toplantım vardı ve yerleri Mecidiyeköy'de Dereboyu Caddesinde. Oradaki trafik ve park sorununu hayal edebiliyorsunuzdur. Çıkmadan önce cep telefonum ile firma yetkililerinden yer tarifi aldım ve bu tarifi aldıktan sonra gideceğim yere ulaşmam çok sürmedi.

30 numaraya geldiğimde tahmin ettiğim gibi park yapacak hiçbir yer kalmadığını görüp panikledim. O sırada bir beyefendi elini salladı ve eliyle telefon işareti yaptı. Bana hemen ara sokakta ayrılan bir park yeri gösterdi, inanılmaz bir mutlulukla park ettim. Gideceğim firma beni park yeri göstermek için kapıda beklemiş, çok nazik buldum bu davranışı.

Arabadan indim ve çok teşekkür ettim, kendisi ile telefonda görüştüğümüzü ve park sorununu konuşurken bir yandan da ofislerine doğru merdivenlerden çıkıyorduk.

O anda beyefendinin cep telefonu çalmaya başladı, uzun uzun cep telefonuna baktıktan sonra bana dönüp; Siz Elif Hanım değil misiniz? dedi :)

Ben Gül dedim, şimdiden söyleyeyim arabayı park ettiğim yerden almam :)))


Bu hikaye ile şunu anlatmak istiyorum; iş hayatında herşeye hazırlıklı olmalısınız. Başınıza heran, herşey gelebilir. Önemli olan böyle durumlarda soğukkanlılığınızı koruyarak dezavantajı avantaja çevirebilmektir.

Sevgiler,